BÜYÜK MENDERES YOK OLUYOR!

Denizli Suçıkan mevkiinden başlayarak 584 km  yol alan ve Aydın topraklarından ve son olarak ta Didim topraklarını da sulayarak Ege denizine dökülen Menderes nehrinde sular iyice azalıp bu azalmayla birlikte sanayi atıklarının arıtılmadan deşarj edilmesinden  kaynaklı olarak kuruyan ve içinde canlı yaşayacak ortamında kısıtlandığı  nehir için  Büyük Menderes Havza İnisiyatifi Bileşenleri, toplanarak kuraklık nedeniyle can çekilen Büyük Menderes Nehri için yürüdüler. Grup üyeleri tarafından Menderes Nehri etrafında pankartlarla dolaşıp nehirdeki kuruma ve kirlenmeye dikkat çektiler.

Büyük Menderes Havza İnisiyatifi  adına açıklama yapan Mustafa Çallıca, “Afyon Dinar ilçesi Suçıkan mevkiinden doğan ve 584 kilometre uzunluğundaki Büyük Menderes Nehri, Batı Anadolu’nun en büyük nehridir ve Büyük Menderes Havzası’nın ana sulama kaynağıdır. B. Menderes Havzası sahip olduğu iklim koşulları nedeniyle Türkiye tarımsal üretiminin yüzde 15’ni karşılamaktadır. Tarımsal sulamada kullanılan suyun yüzde 65’i yerüstü su kaynağı olan akarsu ve barajlardan sağlanmaktadır. O nedenle havzadaki en önemli yerüstü su kaynağı olan B. Menderes Nehrinin varlığı, havza için hayati önem taşımaktadır. Havza’da sanayileşmenin artmasıyla birlikte  B. Menderes Nehri’nin kaderi değişmiş, nehir kirlenmeye başlamıştır” dedi.

“ÇÖLLEŞME SÜRECİ HIZ KAZANDI”

Çallıca, “Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın 2010 yılı raporuna göre B. Menderes Havzasındaki su kitlesinin yüzde 79’u risk altında iken bu oran 2018 yılında yüzde 85’e çıkmıştır. Yine Orman ve Su İşleri Bakanlığı 2018 raporuna göre B. Menderes Havzasındaki yüzey suyun yüzde 83,1’i; yeraltı su kitlesinin yüzde 55,3’ü kötü durumdadır. Yıllardır, yerleşim yerlerinden kaynaklanan evsel atık sular; sanayi kuruluşlarında oluşan endüstriyel atık sular; aşırı, zamansız ve yanlış gübre-pestisit kullanımı; jeotermal akışkanlar; zeytin karasuyu; maden atıkları nedeniyle kirletilmektedir. B. Menderes Havzasında iklim değişikliği ve bu iklim değişikliğine bağlı olarak kuraklık, çölleşme süreci hız kazanmıştır. B. Menderes Nehrindeki kirlilik ve kurumadan sadece su içindeki canlılar değil, su üstündeki canlılar da etkilendi. Orman ve Su İşleri Bakanlığının yaptığı araştırmaya göre B. Menderes Nehrinde su üstünde yaşayan su kuşu tür sayısı yüzde 38, kuş sayısı ise yüzde 47 azalmış olarak saptanmıştır. Tüm canlıların sağlıklı yaşam alanları yok olmadan, umutlarımız bitmeden devleti yönetenleri ve bütün vatandaşlarımızı Dünya Çevre Gününde ekoloji mücadelesine davet ediyoruz” diye ifade etti.

ACİLEN YAPILMASI GEREKENLER SIRALANDI

Grup üyeleri, B Menderes Nehri’nde kirliliğin ve kurumanın önlenmesi için acilen yapılması gerekenleri şu şekilde sıraladı;

B. Menderes Nehri’nde kirlilik oluşturan kentsel ve endüstriyel atık su  kaynakları denetlenmeli ve izlenmeli;

Kentsel ve endüstriyel atık suları uygun artma sistemleri ile arıtıldıktan sonra alıcı ortama verilmeli atık suların uygun artma metotları kullanılarak tekrar kullanımı sağlanmalı

Havzada ekosisteme zarar veren jeotermal santrallerin etkilerine çözüm bulunmalı;

Tanımsal kaynaklı kirlenmeyi önlemek için çiftçiler bilinçlendirilmeli: Su yönetim politikaları benimsenmeli ve uygulanmalı; Sulama yöntemlerinde geleneksel yöntemlerden vazgeçilerek modem yöntemler kullanılmalı; Havza su varlığına uygun ürün deseni tercih edilmeli ve kuraklığa dayanıklı ürünler tespit edilmeli;

Kuraklıgin havzada halk sağ ve sosyo-ekonomik durum üzerine oluşturacağı etkilere çözüm bulunmalı;

Menderes Nehrinde su akışkanlığının devamına sağlamak ve nehrin kurumasını önlemek amacıyla, nehri besleyen su kaynakları üzerine, yeni gol-gölet-baraj yapımına son verilmeli, mevcut göl-gölet ve barajlardan düzenli şekilde B. Menderes Nehrine su akışının devamı sağlanmalıdır;

Kacak ruhsatsız kuyular acilen durdurulmalı, su kaynakları ve sulak alanlar korunmalı su yasası çıkarılarak havza bazında su yönetimine acilen geçilerek çok başlı su yönetimine son verilmelidir.

Küresel Isınma, iklim krizi ve su varlıklarına göre ürün deseni ve çeşidi acilen oluşturulmalı iklime bağlı kırsal göçler oluşmadan tarımsal üretim ve gıda planlaması yapılmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu